Gaza Getiren, Motive Edici Muhteşem Filmler!

Hepimizin hayatında bizleri zorlayan bazı sorunlar mevcut, bu zorluklarla boğuştuğum anlarda ve birazcıkta gaza ihtiyaç duyduğumuzda tadından yenmeyen filmleri sizler için derledim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.

ŞAHANE HAYAT

Frank Capra başyapıtı ve dünyanın en güzel filmlerinden biridir. Her izleyenin kendini çok iyi hissettiği bu yapım, hissettirdiği pozitif duygular nedeniyle her yılbaşı gecesi Amerikan televizyonlarında gösterilmektedir ve kesinlikle izlenmesi gereken bir filmdir. Filmin konusu, Üst üste gelen olaylar yüzünden intihar etmenin eşiğine gelen karakterimiz. İntihar edeceği sırada koruyucu meleği orada belirir ve karakterimizi intihar düşüncesinden vazgeçirmeye çalışır. Amacı için küçük bir oyun oynar ve karakterimizin hayatında ki insanların onunla hiç tanışmamış olsalardı nasıl bir hayat süreceklerini gösterir. Bu sıra dışı deneyimden sonra karakterimiz iyi niyetinden dolayı ne kadar çok insana yardım ettiğini anlar ve hayatının değerinin farkına varır.

GENÇ ÇIRAKLAR

Komedi türündeki filmin başrollerini Owen Wilson ve Vince Vaughn paylaşırken, yönetmenliğini ise Çelik Yumruklar’a imza atmış olan Shawn Levy üstleniyor. Billy ve Nick bir şirketin pazarlama departmanında çalışan ve dijital dünyanın yeniliklerine ayak uydurmakta zorlanan iki pazarlama elemanıdır. Nihayetinde beklenen olur ve işlerinden kovulurlar. İşsizlik sorunuyla baş etmeye çalışan ikili, bir plan yaparak medya devi Google‘ın stajyerlik pozisyonlarına başvuruda bulunurlar. Mülakata ve eğitim programına yoğun bir başvuru olmaktadır ve başvuruda bulunanların küçük bir kısmı, sadece bu konuda çok zeki olanlar kabul edilmektedir. Başvuruda bulunanlarla karşı karşıya gelen ikili, eğitim programındaki herkesin yarı yaşlarındaki gençler olduğunu ve hepsinin alanında uzman olduğunu fark eder. Kendi farklarını ve tecrübelerini kanıtlamaya çalışırlar ve kıyasıya bir rekabet başlar. Dahası Billy ve Nick bu süreçte birbirleriyle de rekabet etmek zorunda kalır.

TATLI BELA

Film, hukuk eğitimi almamış olmasına rağmen, insan sağlığını tehdit eden çok önemli davalarda haklının kazanmasını sağlayan sıradan ama mücadeleci bir kadının öyküsünü anlatıyor. Erin Brockovich, insana insan gibi davranılmasının en doğrusu olacağını düşünen bir halk kahramanıdır. Kendini dünya üzerinde haksızlığa uğrayan insanların haklarını aramaya ve onlara yardım etmeye adamıştır. Farkındadır ki bu insanlara yardım ederken kendi hayatına da benzer yardımlarda bulunmakta ve daha iyi bir insan olmaktadır.

THE FOUNDER

İki kardeşin yenilikçi fast food restoranını(McDonald’s), hırs, inat ve acımasızlık kombinasyonu ile dünyadaki en büyük restoran işletmelerinden biri haline getiren bir satış görevlisi Ray Kroc‘un hikayesi.
Linda CardelliniPatrick Wilson gibi oyuncuların kadroda yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda John Lee Hancock oturuyor. Filmin başkarakterini ise ünlü aktör Michael Keaton canlandırıyor.

ROCKY

Rocky filminde baş karakter olan Rocky Balboa boş zamanlarında yaşadığı küçük şehrin yerel kulüplerinden birinde boks yapan amatör bir boksördür. Amerika’da yeni yılın boks maçlarının programları tamamlanmak üzeredir, ancak Apollo Creed isimli yenilmez boksör sakatlanmıştır. Bu başarılı boksörün önerisi üzerine turnuvaya adı duyulmamış amatör bir boksör alınacaktır. Bu isim de Rocky’den başkası değildir. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir ve bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır. 
Rocky bu ilk filmiyle izleyiciyle buluşmuş ve tüm dünya tarafından ayakta alkışlanmıştı. Ardından çekilen devam filmleriyle bir seriye dönüşen bu yapıt, aynı yıl 10 kategoride Oscar ödülüne aday olup bunlardan üçünü kazanmıştır.

UMUDUNU KAYBETME

İyi bir baba olan Chris Gardner, işinde sorunlar yaşayan, maddi açıdan sarsıntıda olan ve aynı zamanda iyi bir eş olan bir adamdır. Ancak ne yazık ki eşi sıkıntılara daha fazla katlanamayacağına karar vererek onu terk eder. Christopher adındaki oğulları da babasının yanında kalır. Karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar baba ve oğlu. Sokaklarda kalıp, tuvaletlerde, düşkünler evinde çalışarak ayakta durmaya çalışırlar. Oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. Ve sevgiye eklenen bir var olma savaşı hiç şüphesiz, vakti geldiğinde en mükemmel kapıları açacaktır.

FORREST GUMP

Forrest Gump, düşük I.Q. sahibi genç bir adamdır. Jenny ile tanıştığında ona aşık olur. Gump aralarında Elvis Presley, Kennedy, Nixon’ın da olduğu tarihsel kişilerle kaza eseri tanışır ve 50’lerden 70’lerin sonuna kadar gelen bir süre zarfında olaylar gelişir. Gump tamamen tesadüf olarak Vietnam savaşına ve Amerikan yakın tarihinin önemli olaylarına şahitlik eder ve hatta rol alır. Ancak bilmeden yaptıklarının ne kadar önemli sonuçları olduğundan da haberi yoktur

3 APTAL

Hindistan’ın en iyi okullarından birinde mühendislik bölümü okuyan ve aynı zamanda okul yurdunda oda arkadaşı olan üç kafadarın maceralarını izleyeceğimiz muhteşem bir yapım.  Raju ailesini fakirlikten kurtarma gibi bir ideale sahipken Farhan ailesinin isteği doğrultunda bu bölümü seçmiştir. Rancho ise makinelere duyduğu tutku nedeniyle mühendis olmayı istemektedir. Bu üçlü ve profesörleri Viru arasında yaşananlar, dostluk kavramını beyaz perdeye yansıtırken eğitim sistemini de sert ve eğlenceli bir şekilde eleştirir niteliktedir.

CESUR YÜREK

Mel Gibson‘un hem oynayıp hem yönettiği harika bir yapıt. Cesuryürek’te, William Wallace yaşanan büyük acılar sonrası yeniden memleketi olan İskoçya’ya döner. Onun asıl amacı çiftçilik yaparak sakin bir hayat sürmektir. Çocukluk aşkıyla karşılaştığında bunun onu dipsiz bir uçuruma sürükleyeceğinin farkında değildir. Bir gün İngiliz askerleri, William’ın çocukluk aşkı olan Murron’a tecavüz etmeye çabalarlar. William, onu kurtarır; ancak bu Murron’un ölümüne ve bir dönemin değişimine sebebiyet verecektir.

STEVE JOBS

Teknoloji devi Apple şirketinin kurucusu ve 20. yüzyılın dahi isimlerinden Steve Jobs‘ın yaşam öyküsünü yeni bir perspektif ile beyaz perdeye aktaran filmin yönetmenliğini Oscar’lı yönetmen Danny Boyle üstlenirken senaryo Oscar Ödüllü Aaron Sorkin’e ait. Filmde Apple’ın kurucusu Steve Jobs’a Michael Fassbender; Macintosh’un eski pazarlama müdürü Joanna Hoffman’a ise Kate Winslet hayat veriyor. Steve Jobs’un bilge ve bir o kadar da hırslı yönünü izleyeceğimiz film Jobs’ın özel hayatına da el atıyor. Kızı Lisa ile olan ilişkisini gözler önüne seren film Walter Isaacson’ın kitabından uyarlandı. Steve Jobs’ta Michael Fassbender ve Kate Winslet’a Seth Rogen, Jeff Daniels, John Steen, Michael Stuhlbarg eşlik ediyor.

INTO THE WILD

Ünlü oyuncu Sean Penn‘in yönetmenliğini üstlendiği, iki dalda Oscar’a aday gösterilen filmin baş rollerinde Emile Hirsch ve Vince Vaughn bulunuyor. Film’de bir metropolden vahşi hayata, kirlilikten saflığa ve temizliğe dönüş hikayesidir. Önemli bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher aynı zaman başarılı bir atlettir de. Mezuniyet sonrası verilen bir davette ailesine istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu söyler. Genç adam tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp sahip olduğu her şeyi evinde bırakarak bambaşka bir hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Alaska’nın ıssız ormanlarında sona eren bu yolculuk esnasında ve sonrasında Christopher, hayatını kökünden değiştirecek bazı kişilerle tanışarak, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını en sert haliyle deneyimleyecektir.

SOSYAL AĞ

 Facebook‘un arkasında yatan gerçekler, oluşumunun öyküsü ve günümüz dünyasına sunduğu artı ve eksiler Mark Zuckerberg‘in hikayesinden yola çıkılarak ele alınıyor.

WHIPLASH

Küçük yaşlardan itibaren bateri çalmaya başlayan Andrew, işinde tam anlamıyla bir usta olmak ister. Üniversite tercihinde de ülkenin en iyi müzik okulu olarak gördüğü Shcarffer Konservatuarı‘na girer. Henüz 19 yaşındadır ama dersler harici var gücüyle antrenman yapar. Bir gün, okulun en sert hocalarından biri olan caz duayeni Terence Fletcher‘ın dikkatini çeker. Fletcher Andrew’ü okulun en parlak öğrencilerinin seçildiği ve sürekli yeni yarışmalara hazırlanan “studio band”e seçer. Başarısı kadar acımasızlığıyla da ün yapmış olan Fletcher, Andrew’un kapasitesinin sonuna kadar kullanmadan asla başarmış saymayacaktır. Genç bateristin önünde sadece mesleki bir test değil, psikolojik bir sınav da vardır… Senaristliğini ve yönetmenliğini Damien Chazelle‘in üstlendiği filmin baş rolünde Miles Teller yer alırken karşısında kendisine J.K. Simmons eşlik ediyor.

ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

Yine bir en sevdiğimi en sona saklama durumu baş göstermekte ve bu filmi izlemediyseniz şiddetle izlemenizi tavsiye etmekteyim. Filmimiz 1950’lelerin Welton Akademisi‘nde ciddi, disiplinli, akademik çevrede saygınlığı yüksek olan ancak gerikafalılığın, iktidarda olduğu bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir yer haline getirmektedir. Fakat yeni İngilizce öğretmeni John Keating’in okula atanmasıyla çok şey değişecektir… Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesi ile okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan, Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

E-bültene Abone Ol Merak etmeyin. Spam yapmayacağız.

İlgili Yazılar

Başka Yazı Yok

Giriş Yap

VEYA
close

Abone ol